Risk Stratejisi
Strateji kelimesini etimolojik olarak ele aldığımızda bir çok uzman, strategos kökeninden geldiği konusunda hemfikirdir. Strategos ise eski Yunanca’da ordu anlamına gelen “stratos” ve liderlik, rehberlik etmek anlamındaki “ago” sözcüklerinin birleşmesi şeklinde söylenegelmiştir. Bir çok kaynağın strateji kavramını ilk olarak askeri bir temele dayandırması da strategos ile birbirini tamamlayan varsayımlar olmuştur. Bu konuda ben de farklı düşünmüyorum. Günümüzde ise farklı koşullar altında ve oldukça değişik şekilde yapılan strateji tanımı, yalın bir ifadeyle imkan ve şartları bütünleştirerek hedefe ulaşma sanatı olarak düşünülebilir. Bu sade tanımdan yola çıkarak stratejide en önemli etkenin amaca ulaşabilmek olduğunu görebiliriz. Ayrıca strateji terimi genel olarak; bir işletmenin, kamu kurumunun ya da özel kuruluşun hedefleri doğrultusunda tayin ettiğini yol anlamında da kullanılıyor.
Görüldüğü gibi, stratejinin onlarca tanımı olsa da her seferinde belirli bir amaca ulaşma düşüncesi, stratejinin de temelini oluşturuyor. Belirlenen amaç doğrultusunda, bu amaca ulaşmak için alınan tedbirler ve yapılan hamleler de derecesi ne kadar olursa olsun bir risk faktörünü de içinde bulunduruyor. Burada kastettiğim risk faktörü, iş dünyasında gelecekte oluşacak durumu tam olarak bilemeyeceğimiz için, finansal ve reel yatırımlar için geçerli olan bir kavram. Öncelikle daha anlaşılır olan reel yatırım risklerine göz atalım. Üretim yapan bir işletmede geleceğe yönelik yapılan reel yatırımlar, üretim tabanlı riskler taşımaktadır. Yapılan reel yatırımlar her ne kadar hedefe ulaşabilmek adına, optimum ölçülerde olsa da; orta vadede sektörün ve işletmenin durumu tam olarak tespit edilemeyeceğinden öngörülen oranda üretim ve satış gerçekleşmeyebilir. Bu da faaliyet gösterilen alanda alınan ekonomik riskler anlamına gelmektedir. Finansal yatırım riskleri ise, reel yatırımlara nazaran daha çok ürün piyasası, sektör ve sektörde faaliyet gösteren diğer işletmelerin durumuna bağlıdır. Enflasyon riski, kur farklarının ortaya çıkaracağı riskler, faiz kaynaklı riskler ve devalüasyon riski de finansal yatırım risklerine dahildir.
Dolayısıyla her finansal yatırım, riskini de beraberinde getirir. Gelecekte sektör koşullarının ne durumda olacağının tahmin edilmesi zor ve yine riskli olduğundan; üretim alanında yapılan reel yatırımların gelecekteki değeri şimdiki şartlar altında tam olarak bilinemez. Yapılan yatırım ancak, geçmiş dönemde yaşanan tecrübeler de dikkate alınarak, istatistiki yöntemler ışığında ve değişik olasılıklar göz önünde bulundurularak analiz edilir. Bu analizler sonucunda elde edilen veriler karşılaştırılarak, gerçeğe en yakın değer tahmin edilebilir. Dolayısıyla reel yatırımlarda alınan risk, yatırımdan elde edilen gelirin beklendiği düzeyin altında gerçekleşme olasılığıdır.
Kurumsal stratejiler tayin edilirken, yapılacak reel yatırımların getirisini finansal yatırım riskleri ışığında analiz etmek kaçınılmazdır. Faaliyet gösterilen sektörün şimdiki imkanları dikkate alınarak geleceğe yönelik kurum stratejisi belirlemek rotasız gemi misali nereye gideceğini bilememekle eşdeğerdir. Kısa ve orta vadede strateji tayini yapılırken kurumun gelecekte bulunmak istediği konum ile bulunabileceği konum arasında ciddi bir ilişki kurulması zorunludur. Gelecekte piyasada oluşabilecek durgunluk veya dalgalanmalar dikkate alınmalı, her tür koşul altında yapılan reel yatırımların sonuçları saptanmalıdır. Gerçeğe en yakın strateji, ancak tüm koşulların analizi eksiksiz yapıldığı takdirde bulunabilir.
